
2026 televizyon pazarının en heyecan verici başlıklarından biri hiç şüphesiz RGB tabanlı LCD televizyonlar oldu. Samsung, Sony ve Hisense’in ardından LG de Micro RGB evo teknolojisiyle bu yarışa güçlü bir giriş yaptı.
Kâğıt üzerinde LG’nin MRGB95B modeli için beklenti oldukça yüksek. Ayrı kırmızı, yeşil ve mavi ışık kaynakları, binlerce karartma bölgesi, Alpha 11 AI Processor Gen3, 165 Hz yenileme hızı ve çok geniş renk gamı…
Ancak televizyonun ilk kapsamlı bağımsız laboratuvar testlerinden biri geldiğinde tablo biraz daha karmaşık hale geldi.
RTINGS’in yayımladığı LG MRGB95B test sonuçları, televizyonun parlaklık ve siyah seviyesi gibi alanlarda gerçekten güçlü olduğunu gösterirken, özellikle RGB arka aydınlatmanın kontrolü, renk davranışı ve hareket performansında LG’nin önünde hâlâ önemli bir optimizasyon alanı bulunduğuna işaret ediyor.

LG MRGB95B Aslında Nasıl Bir TV?
Öncelikle teknolojiyi doğru yere koymak gerekiyor.
LG Micro RGB evo bir MicroLED televizyon değil. MRGB95B hâlâ LCD panel kullanan, ancak arka aydınlatmasında kırmızı, yeşil ve mavi ışık kaynaklarını ayrı ayrı kullanan gelişmiş bir RGB LED televizyon.
Geleneksel Mini LED televizyonlarda ışık kaynağı çoğunlukla beyaz ışık üretmek üzere çalışırken RGB mimarisinin amacı, ana renkleri ışık kaynağı seviyesinde daha hassas biçimde oluşturabilmek.
LG de MRGB95B’yi şirketin 2026 LCD ailesinin amiral gemisi olarak konumlandırıyor.
Üreticinin resmi verilerine göre Micro RGB evo; BT.2020, DCI-P3 ve Adobe RGB renk alanlarında %100 renk kapsamı için Intertek sertifikasına sahip. LG ayrıca Alpha 11 AI Processor Gen3, Micro Dimming Ultra ve Precision Color Enhancer teknolojilerini kullanıyor.
MRGB95B ailesi 75, 86 ve 100 inç ekran boyutlarından oluşuyor. Türkiye’de de Micro RGB evo ailesinin resmi sayfaları açılmış durumda.
Kısacası donanım tarafında LG, RGB Mini LED yarışına oldukça iddialı girmiş durumda.
Parlaklık ve Siyah Seviyesi MRGB95B’nin Güçlü Tarafı
RTINGS’in ilk test sonuçlarında televizyonun güçlü yanlarından biri yüksek ışık çıkışı.
RGB arka aydınlatma ve gelişmiş local dimming sistemi sayesinde MRGB95B, özellikle HDR içeriklerde güçlü parlaklık üretirken LCD teknolojisinin sınırlarına rağmen oldukça derin siyah seviyelerine ulaşabiliyor.
Bu aslında RGB Mini LED/Micro RGB teknolojisinin temel vaatlerinden biri.
OLED’in piksel seviyesinde ışık kontrolüne karşı LCD tarafı çok daha yüksek ışık çıkışı ve geniş renk hacmiyle cevap vermeye çalışıyor.
MRGB95B de bu avantajı gösterebilen televizyonlardan biri.
Ancak işler renk yönetimine geldiğinde tablo değişmeye başlıyor.
RGB Arka Aydınlatma Beklenen Avantajı Her Zaman Sağlamıyor
RTINGS testindeki en ilginç bulgulardan biri doğrudan RGB arka aydınlatmayla ilgili.
Normal şartlarda kırmızı, yeşil ve mavi ışık kaynaklarının ayrı ayrı kontrol edilmesi, televizyonun çok daha saf ve doygun renkler oluşturmasına yardımcı olmalı.
Zaten LG’nin Micro RGB evo teknolojisini geliştirirken öne çıkardığı temel noktalardan biri de bu.
Fakat RTINGS’in test sonuçları, donanımın potansiyeli ile televizyonun bunu kullanma biçimi arasında fark olabileceğini düşündürüyor.
Test sırasında RGB arka aydınlatmanın çalışma biçiminin değiştirilmesiyle renk davranışında beklenmedik farklılıklar görülmesi, problemin doğrudan panel kapasitesinden ziyade RGB ışık kaynaklarının nasıl kontrol edildiğiyle ilişkili olabileceğini düşündürüyor.
Bu önemli.
Çünkü RGB Mini LED yarışında yalnızca “kaç LED var?” veya “BT.2020’nin yüzde kaçı kapsanıyor?” sorularının yeterli olmadığını gösteriyor.
Asıl mesele o LED’lerin sahne sahne nasıl yönetildiği.
Renk Sıcaklığındaki Değişimler Dikkat Çekiyor
MRGB95B’nin karşılaştığı diğer sorunlardan biri renk tutarlılığı.
RTINGS’in testlerinde görüntünün ortalama parlaklık seviyesi değiştikçe renk sıcaklığında da değişimler gözlemleniyor.
Pratikte bunun anlamı şu:
Televizyon karanlık bir sahneden çok parlak bir sahneye geçtiğinde görüntünün yalnızca parlaklığı değil, renk karakteri de değişebiliyor.
Bu tür davranışlar özellikle doğru görüntü isteyen kullanıcılar açısından önemli. Çünkü iyi kalibre edilmiş bir televizyondan beklenen şey, sahnenin parlaklığı değişse bile beyaz dengesinin mümkün olduğunca istikrarlı kalması.
MRGB95B’nin burada daha fazla yazılım ve görüntü işleme optimizasyonuna ihtiyacı olduğu görülüyor.
165 Hz Var, Ama Hareket Performansı Her Şey Değil
Oyun tarafında ise ilginç bir tezat ortaya çıkıyor.
LG Micro RGB evo 165 Hz’e kadar yenileme hızı, VRR ve AMD FreeSync Premium desteği sunuyor. Motion Booster ile Full HD çözünürlükte 330 Hz’e kadar çıkılabiliyor. LG ayrıca MRGB95 ailesinde GeForce NOW üzerinden 4K 120 Hz HDR bulut oyun desteği sunuyor.
Bunlar bir oyuncu televizyonu için oldukça güçlü özellikler.
Ancak yüksek yenileme hızı tek başına iyi hareket performansı anlamına gelmiyor.
RTINGS’in ilk testlerinde MRGB95B’nin piksel tepki davranışı hızlı hareketlerde beklenen netliği tam olarak sağlayamıyor. Dolayısıyla televizyonun düşük gecikme ve yüksek yenileme hızı avantajları güçlü olsa da özellikle hızlı nesnelerde oluşan bulanıklık, oyun ve spor performansının potansiyelini aşağı çekebiliyor.
Bu da önemli bir hatırlatma:
165 Hz yazması, her 165 Hz televizyonun aynı hareket netliğini sunacağı anlamına gelmiyor.
LG’nin Karşısında Çok Güçlü Rakipler Var
MRGB95B’nin işi zor çünkü 2026’da RGB tabanlı LCD pazarındaki rekabet beklenenden çok daha hızlı büyüdü.
RTINGS’in güncel RGB Mini LED değerlendirmesinde Sony BRAVIA 9 II, test ettikleri modeller arasında en güçlü seçenek olarak öne çıkıyor. BRAVIA 7 II ise daha alt fiyat sınıfındaki alternatif olarak listeleniyor. Hisense de UR8SG ile daha erişilebilir tarafta yer alıyor.
Samsung R95H ise Micro RGB AI Engine Pro, 4K/165 Hz ve RGB tabanlı arka aydınlatmayla LG’nin doğrudan rakiplerinden biri.
İlginç olan şu ki farklı üreticiler aynı temel fikri kullanmasına rağmen sonuçlar aynı değil.
Bu da 2026’nın RGB TV savaşında asıl rekabetin LED boyutundan çok local dimming algoritması, görüntü işlemcisi, renk yönetimi ve panel kontrolünde yaşanacağını gösteriyor.
Peki LG Micro RGB evo Başarısız mı?
Burada biraz dikkatli olmak gerekiyor.
Hayır.
MRGB95B’yi başarısız bir televizyon olarak tanımlamak, test sonuçlarını gereğinden fazla basitleştirmek olur.
Televizyon yüksek parlaklık, güçlü kontrast, geniş renk kapasitesi ve gelişmiş oyun özellikleri gibi önemli avantajlara sahip. Üstelik başka bağımsız incelemelerde görüntü performansının daha olumlu değerlendirildiği örnekler de bulunuyor. WIRED’ın 75 inç Micro RGB evo incelemesinde model 8/10 alırken özellikle canlı renkleri ve oyun performansı övülüyor; buna karşılık fiyat/performans ve bazı görüntü ayarlarının gereğinden agresif olması eleştiriliyor.
Dolayısıyla elimizde “kötü bir televizyon” değil, çok güçlü bir donanımın ilk nesil uygulamasında hâlâ olgunlaşması gereken noktalar var gibi görünüyor.
Ve bence hikâyenin asıl ilginç tarafı tam olarak burada.
RGB Mini LED Savaşında Donanımdan Fazlası Gerekiyor
2026 başında RGB Mini LED konuşulmaya başladığında tartışmanın büyük bölümü renk gamı, LED boyutu, parlaklık ve dimming bölgesi sayıları üzerinden ilerliyordu.
Bağımsız testler geldikçe bunun yeterli olmadığı ortaya çıkıyor.
Samsung, Sony, Hisense ve şimdi LG’nin televizyonları benzer RGB ışık prensibini kullansa da görüntü karakterleri ve performansları ciddi biçimde farklılaşabiliyor.
Çünkü sonuç yalnızca panel tarafından belirlenmiyor.
Arka aydınlatmanın hangi sahnede ne kadar açılacağı, kırmızı-yeşil-mavi ışık kaynaklarının nasıl dengeleneceği, local dimming algoritmasının blooming ile ayrıntı arasında nasıl karar vereceği ve görüntü işlemcisinin tüm bunları gerçek zamanlı olarak nasıl yöneteceği en az donanım kadar önemli.
MRGB95B’nin ilk testleri de bunun güzel bir örneği.
TVSpecifications Yorumu
LG’nin Micro RGB evo ile ilk denemesinde kusursuz bir sonuç çıkaramaması bence çok şaşırtıcı değil. RGB tabanlı LCD teknolojisi henüz çok genç ve üreticiler sadece yeni bir arka aydınlatma sistemi değil, onu yönetecek yepyeni algoritmalar da geliştiriyor.
MRGB95B’nin ilginç tarafı ise donanımının kötü olması değil; tam tersine donanımın yapabilecekleri oldukça fazla. İlk testlerden çıkan tablo daha çok “bu potansiyel henüz tamamen kullanılamıyor” izlenimi veriyor.
LG’nin OLED tarafında yıllar içerisinde yaptığı optimizasyonu düşünürsek Micro RGB evo’nun ilk nesline bakıp teknolojinin geleceği hakkında kesin hüküm vermek için erken. Ama şu an için Sony, Samsung ve Hisense’in işi LG’ye hiç kolaylaştırmadığı da ortada.
RGB TV savaşında ilk raund başladı. Asıl farkı yaratacak şeyin LED sayısından çok, o LED’leri kimin daha iyi kontrol ettiği olacağı şimdiden belli gibi.
